3-4 Eylül 2005 tarihinde gerçekleştirilen Rock N Coke Festivalin ağır ismi The Cure için sahne arkasında özel bir oda hazırlandı. Smith'in oturması için kaz tüyünden kırmızı bir koltuk yaptırıldı ve Eskidji Müzayede Evi'nden kenarları tahtadan, antika bir ayna satın alındı.

Robert in uyku saaleri 07.00-14.00. Evindeyken sürekli kendi yatağında uyumayı sevmiyor ve yer yatağını alıp değişik odalarda uyuyor,

Robert'ın ilk beraber olduğu kişi şimdiki eşi Mary'ydi, "okulda ki en güzel kız".

The Cure Japonya'ya gittiğinde Lol restoranlara gidip en iğrenç şekilde hazırlanmış hayvan yemeklerini seçer ve "Şunu istiyorum ve yavaş yavaş ölmesini istiyorum," derdi. Ve eğer yeterince yayaş ölmemişse hayvanı geri gönderiyordu.

Bir keresinde bir balığın gözünde sigarasını söndürmüş ve şöyle demişti: "Siz buna kül tablası mı diyorsunuz?"

Borıs The Cure a katılmadan önce bir vida fabrikasında çalışmış, Noel ağaçları dikmiş ve "Drop Out" adında bir kitabı çaldığı için bir mağazadan kovulmuştu.

Simon'ın tüm gözlemlerini alkole ilişkin metaforlarla ifade etmek gibi bir huyu var. Sıkı bir şekilde içki içilen bir gecenin tüm insani deneyimleri içerdiğine inanıyor.

1982'de Robert Flexipop adlı bir dergide "Bir Haftalık Yaşam" adlı bir yazısını yayınlatmıştı. Bu yazı dergide yayınlanan en tuhaf günlük olarak kabul ediliyor. işte bazı alıntılar: "Her gece saat üçte yaptığım gibi bir parkta geziye çıktım. Bu insanı epey canlandıran bir şey- birinin önünüze atılıp size vurup vurmayacağını asla bilemiyorsunuz... Öğleden sonra televizyonda bir futbol maçı vardı, bu yüzden bahçede oturup maçı pencere den izledim, Yalnızken bir sürü şeyler giyeriz (Robert ve Maty). Bu gün annem gibi giyindim ve biberli salça ile yapılan bir Hint yemeği pişirdim... Neredeyse boş olan bir sinemada "Star Wars"ı izledim. Küçük çocuklarla birlikte koltukların yanındaki geçitlerde koşup uzay gemilerinin uçarken çıkardığı sesleri takip ettim..."

Bir keresinde bir soru makinesinde oyun oynarlarken makine The Cure'un ilk Top 0 albümünü sormuştu. Bilemediler.

Robert Smith'in çocukluk hayali dünya üzerinde sağ kalan son insan olmaktı. 14 yaşına geldiğindeyse hayali "yalnızca bir dağın tepesinde oturmak ve ölmek" şeklinde değişmişti.

The Cure ilk zamanlarında BilIy ldol ve Tony James tarafından kurulan Generation X'in alt grupluğunu yapmıştı. Daha sonra ayrıldılar. Kimine göre bunun sebebi Generation X'in grubun çektiği ilgiyi kıskanması, kimine göreyse Lol'un Billy ldol'ın bacağına işemiş olmasıydı.

"Killing An Arab'ın piyasaya çıkmasından sonra Milli Cephe grubun Arapların öldürülmesi yolunda çağrıda bulunduğunu öne süren bildiriler dağıttı. Lol bir sabah kaldıkları otelin perdesini açınca aşağıda bir Arab'ın kendisine bakıp durduğunu gördü: "Bir av tüfeği çıkaracağını sandım."

İlk konserlerinden birinde bir kız erkek arkadaşının kulağını koparmıştı.

Paul Young 'Boys Don't Cry"ın cover'ını yapmak için izin istedi, ama Smith reddetti: "Daha kötü bir şey düşünemiyorum."

Simon'ın Robert'a aldığı ilk plak Shane Fenton and the Fentones'ın "I'm A Moody Guy"ıydı, çünkü Robert'ın "karamsar bir piç" olduğunu düşünüyordu. "Mektup kutuma postalamıştı. İki parça halinde. Bu yüzden hiç bir zaman dinleyemedim, ama en sevdiğim albümdür."

The Cure'un Amerika turnesinin Mansfield'daki ilk gecesinde Lol bir şişe konyak içip kendinden geçti ve grubun diğer üyeleri tarafından, komaya girmiş bir halde, bagaj arabasıyla odasına taşındı. Daha sonra odada rahat durmayıp LA'deki kız arkadaşını aradı ve elinde ahizeyle uyuya kaldı. Sabahleyin gelen fatura $1 .500'dı.
Grubun menajeri The Cure'un tek var oluş sebebinin Lol'u öldürmek olduğunu ilan etti.

Texas'ta Robert ve Simon Lol'a sigarayı bıraktırmak için Lone Star White Protection Society adında gizli bir dernek kurdular ve Lol'un tüm sigaralarını bir ağaca bantla yapıştırıp altına şu notu yazdılar: "Seni uyarmıştık kara çocuk, LSWPS."

"Disintegration"ın kayıtları sırasında stüdyoda çıkan bir yangın da Robertın alev almış şarkı sözleri prodüktör tarafından son anda kurtarıldı.

The Cure 1991'de İngiltere'de Senenin Grubu seçildikten sonra ödülleri veren Roger Daltrey (The Who) bu ödülü bir "drum machine"e vermediği için çok mutlu olduğunu söyledi. Bunun sebebi törende canlı çalmakta ısrar eden tek grubun The Cure olmasıydı.

'Friday I'm In Love"ın videosunun çekilmesi yalnızca dokuz dakika sürdü.

Robert'ın "Cure dünyası" olarak adlandırdığı ezoterik topluluğa girebilmek için Robert tarafından yeniden isimlendirilmek, "vaftiz edilmek" gerekiyor: Tim Pope "Pap", prodüktörleri Dave Allen "Dirk", menejer Chris Parry 'Bill", eşi Mary "May" vs. Kendi takma isminiyse eski basçıları Matthieu Hartly bulmuş: Robin.